Depremden Zarar Görmemek İçin Neler Yapabiliriz?

COĞRAFYA KADERDİR

            Ünlü düşünür ve sosyolog İbn-i Haldun söylemiş bu sözü: Coğrafya kaderdir. Hepimiz dünyanın belki en güzel coğrafyası olan Anadolu’da yaşıyoruz ama bu coğrafyanın güzellikleriyle birlikte bir takım gerçeklerinin de olduğunu bilmeliyiz. Ülkemiz bir yandan; denizleri, ovaları, verimli toprakları olan güzel bir ülke ama diğer yandan da 1. dereceden deprem kuşağında olan bir bölge. Her bölgemiz bu riski yaşamasa da önlem alınması gereken, depremle yaşamayı öğrenmesi gereken bölgelerimiz de mevcut. Hele Marmara gibi Ege gibi yoğun nüfusların olduğu, binaların birbirine çok sık bir şekilde inşa edildiği bölgeler…

            Deprem konusu söz konusu olduğunda bilmemiz gereken temel şeyler var. Depremin geleceğini kimse engelleyemez, buna karşı yapacak hiçbir şeyimiz yok ama olası bir deprem sonrası için yapacak çok şeyimiz var.

Depremden Zarar Görmemek İçin Neler Yapabiliriz?

            Ülke olarak deprem konusunda her birimize büyük vazifeler düşmekte. Öncelikli olarak okullar, devlet kurumları, STK’lar ve duyarlı vatandaşlar sayesinde olası bir depremden en az zararla çıkmamız mümkün.

            Bireysel olarak de bizler, çok ama çok basit tedbirlerle büyük zararların önüne geçebiliriz. İlk yapmamız gereken, ilgili devlet kurumlarının, bu konuda eğitici olan diğer kuruluşların bilgilendirme amaçlı videolarını izleyerek konuya hâkim olmaktır. İkinci olarak da, izlediğimiz videolardaki teorik bilgileri uygulamaya koyulmak olacaktır. Örneğin bir deprem çantası hazırlamak bu uygulamaların başında gelmektedir. Üçüncü sırada da, olası bir deprem anında toplanılacak olan yeri belirlemek gelebilir. Çünkü Allah korusun, büyük bir depremde iletişim kanallarının kesilmesi söz konusu olabilir ve büyük bir karmaşa çıkabilir. Gerek aile bireyleri gerekse çevremizdeki insanları bulabileceğimiz bir toplanma yeri belirlenmeli ve kararlaştırılan yerde de toplanılmalıdır. Gördüğünüz gibi çok basit önlemlerle belki de büyük bir kaza atlatabiliriz, depreme hazırlıklı olmak kadar deprem sonrasına da hazırlıklı olmamamız gerekmektedir. Yaşadığımız coğrafyanın maalesef gerçeği budur.

            Bundan başka yapacaklarımız da var tabi ki. Yaşadığımız konuta ya da çalıştığımız ofise bir deprem sigortası yaptırmak ve binalarımızın depreme dayanıklı olup olmadığını ölçtürmek. Hatta çok yakın bir zamanda İstanbul Anadolu yakası Kartal’da çok acı bir şekilde tecrübe ettiğimiz çöken Yeşilyurt Apartmanı bize gösterdi ki bu konu üzerinde büyük bir hassasiyetle durulmalıdır. Binaların dayanıklılığı mutlaka ölçtürülmelidir. Hatta buna gerek kalmadan yapım aşamasında tüm tedbirler alınmalıdır. Tüm bunlar belki de 1 saat dahi süremeyecek ilk adım eğitim videolarıyla başlayabilir. Sosyal medya ve youtube’da bizi bu konuda bilinçlendirecek o kadar faydalı video çalışmaları var ki, adeta deprem eğitimi gibi. Deprem esnasında ne yapacağımız da bu platformlarda öğrenebiliriz. Basit uygulamalarla büyük afetlerin önlemini alabiliriz. İnternet ortamında o kadar vakit harcıyoruz ki maalesef, hiç olmazsa bir saatimizi güvenliğimiz için ayırabiliriz. Sadece deprem değil, yangın, ilk yardım ve diğer afet/kazalar için de benzer eğitici görsellerden bilgi alarak tehlikeden uzaklaşabiliriz.

Cevap bırakın